Site içinde etkin tartışmalarınız için "Forum" alanına lütfen Kayıt Olun                                     

 Üye Alanı 
Şu an bulunduğun sayfa: Ana Sayfa arrow Sinema arrow Belgesel arrow Mustafa ve Can Dündar...

Mustafa ve Can Dündar...
Cuma, 07 Kasım 2008
Mustafa
Mustafa
      Son günlerin sinema kaynaklı tartışma konusu, Mustafa ve Can Dündar…
Türkiye’nin gerçekleriyle bir kez daha yüz yüzeyiz… Ağzı olan konuşuyor… Ama yine laf var, icraat yok!
      Herkes film uzmanı kesilmiş!

      Mustafa’yı eleştirenler veya beğenenler, gazetelerdeki köşelerinde, basın açıklamalarıyla, televizyonlarda beyin ütülüyor! Basınla ilişki kuramayanlar da, e-postalarla mail box’ları dolduruyor.

      Tamam; herkesin bir fikri olabilir. Ama eleştiren, neyi nasıl eleştireceğini, alkışlayan da neyi nasıl alkışlayacağını bilmiyor…
Olumlu–olumsuz yazılardan, açıklamalardan, mail’lerden bir-iki derleme yapalım:
“Yazdığı ve yönettiği masalla Can Dündar, görevini ifşa etmiştir. Misyonu tamamlanmış bir görevli olarak kesinlikle eserini bir masal kitabı olarak da yayınlamalı ve hak ettiği Nobel ödülünü almalıdır!”
      “15 yıl gibi çok uzun bir zamana yayılan, Can Dündar’ın hazırladığı Mustafa adlı film, bilinçaltında farklı bir Atatürk portresi oluşturmaya çalışmaktadır. Bu şekilde yapılan Atatürk’le ilgili filmleri hazırlayıp yayınlamak, gerçekten büyük sorumsuzluk sayılmalıdır. Tarihe karşı, Türk ulusuna karşı ve tüm insanlığın övünç kaynağı olan büyük bir öndere ve lidere karşı yapılan bir sorumsuzluktur.”
      “Kendilerini Atatürkçü’ ya da Kemalist’ diye taltif eden, ama totaliter alışkanlıklarından vazgeçmemiş kesim, neden alışılmış Mustafa Kemal imgesi dışındaki bir görüntüye (acı çeken, üzülen, kederlenen Mustafa Kemal imgesine) tahammül edemiyorlar? Nedeni açık: Mustafa Kemal onlar açısından bir tür ekmek kapısı.’ Totaliter alışkanlıklarını sürdürebilmeleri için... Kemalistler bence ona teşekkür etmeli. Mustafa Kemal imgesini onardığı ve ‘herkesin Mustafa’sı’ haline getirdiği için...”
      Aferin size… Daha “belgesel film” nedir bilmeden, konuşun, tartışın bakalım…
      Türk Dil Kurumu’nun sözlüğünde “belgesel film” şöyle tanımlanıyor:
      Hayattan alınan herhangi bir olguyu, kendi doğal çevresi ve akışı içinde veya gerçeğe en yakın biçimde hazırlanmış yapay bir yerde işleyen, belirli bir amacı yansıtan film.
      İlk olarak…
      Kimsenin anlamadığı veya anlamak istemediği şey, bu tanımın bir ayrıntısında gizli: Belirli bir amacı yansıtan film.
      Kimse işin bu tarafına bakmıyor. Belli ki, Mustafa’nın “belli bir amacı yansıttığı”nın farkında değiller... Eleştirenler, Mustafa’nın hangi amacı yansıttığını anlamadan sallayıp duruyor. Alkış tutanlar, kendilerinin de aynı amaca hizmet ettiğinin farkında; bıyık altından gülüyor ama çaktırmıyor!
      Can Dündar’ı tanımadıkları için, bir zamanlar onun yazdıkları ve yaptıklarına alkış tutanlar, bugün büyük hayal kırıklığı yaşıyor.
      Onun yazıp yaptıklarını zamanında beğenmeyenler, şimdi rüzgar tersine dönüp Mustafa hoşlarına gittiği için, “Aferin” diyerek alkış tutuyor.
      Dün dündür, bugün bugündür misali… 
      İkincisi…
      Adam adı üstünde, film yapmış… Belgesel…
      Yaparsa yapsın… Size ne!..
      Sinemacılar, belgeselciler özgür değil midir?.. İstediği gibi yapar…
      Bu kadar sallayacağınıza, siz de bulun bir yönetmen, bastırın parayı, yapsın size “amacınızı yansıtan” bir Atatürk filmi…
      Hatta Gandhi gibi Oscar alsın; tüm dünya tanısın Ulu Önder’i…
      Hiç unutmuyorum; Oliver Stone, Midnight Express ile ilgili bir soruyu yanıtlarken “Parayı verdiler, yaptım… Siz de parayı verin, istediğinizi yapayım” cinsinden bir yanıt vermişti.   
      Hadi bakalım… İcraat zamanı... Pamuk eller cebe!..
*   *   *
      Bu sitedeki “Bravo NBC” başlıklı yazımı; “Bugüne kadar bir Atatürk filmi yapılmamasına şaşmamalı… Yazık…” diyerek tamamlamıştım.
      Bu görüşüm ne yazık ki aynen devam ediyor.
      Sadece, şöyle bir ekleme yapabilirim:
     “Bugüne kadar doğru düzgün bir Atatürk filmi yapılmamasına şaşmamalı… Yazık…”
 
 
 
 
Yorumlar
Yeni Ekle Ara
+/-
Yorum yaz
Isminiz:
E-posta:
 
Baslik:
 
:angry::0:confused::cheer:B):evil::silly::dry::lol::kiss::D:pinch:
:(:shock::X:side::):P:unsure::woohoo::huh::whistle:;):s
:!::?::idea::arrow:
 
Lutfen resimdeki guvenlik kodunu giriniz.
Taner  - Atatürk   |2008-11-18 21:34:40
Tabii ki insanlar saçmalayabilirler.
Ama saçmalığı bir ideoloji haline getirip
“herkes bu saçmalığı tekrarlamak zorunda” dediğiniz zaman sorun da
başlamış demektir.
Can Dündar’ın “Mustafa” filmi fevkalade
ciddi bir saçmalama yarışı başlattı.
Filmle ilgili şöyle eleştiriler okudum:

“Atatürk’ü kısa göstermiş.”
Eee, ne olmuş?
Uzun boylu
muydu Mustafa Kemal?
Yoo, kısa boylu, ince sesli bir adamdı.
Onun bu
fiziksel özellikleri, onun yaptıklarını ya da yapmadıklarını değiştirir mi?

“Atatürk’ü içki içerken gösteriyordu,” diyorlar.
İçmiyor
muydu?
Sıkı içiciydi ve içiyordu.
Ne var bunda?
Tabii filmle ilgili asıl
söylemek istedikleri şu:
“Atatürk’ün insani zaaflarını
gösteriyor.”
Yok muydu Atatürk’ün insani zaafları?
Vardı ve
çoktu.
Kimin yok ki?
Hepimizin var.
Mesele tam da burada işte.

“Atatürk sır...

3.26 Copyright (C) 2008 Compojoom.com / Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."


UYARI!
Lütfen yorumda bulunurken, argo ve hakaret içeren kelimeler kullanmayınız.
BU GİBİ YORUMLARA ONAY VERİLMEYECEKTİR
Kişiler yaptığı yorumdan kendileri sorumludur.
Bu gibi durumlar, sitemizi herhangi bir şekilde bağlamaz!!!

169


Son Güncelleme ( Cuma, 07 Kasım 2008 )
 
< Önceki   Sonraki >

Şuanda 7 misafir bağlı

Tam gaz izle ve hemen unut...

Sample image“Taşıyıcı 3” (Transporter 3)... Serisinin şimdilik son halkası
devamını oku

Savaşın temizi yoktur...

Sample image“Yalanlar Üstüne” (Body Of Lies), adına nedense kirli savaş...
devamını oku

Sibirya ayazında donmuş bir film

Sample imageMafya, uyuşturucu, kara para, cinayet, işkence ve ölümüne bir...
devamını oku

'Hayat akan bir sudur'

Sample imageAyşe Kulin’in yeni çıkan kitabı Umut, Osmanlı’nın son ...
devamı oku