Site içinde etkin tartışmalarınız için "Forum" alanına lütfen Kayıt Olun                                     

 Üye Alanı 
Şu an bulunduğun sayfa: Ana Sayfa arrow Kültür&Sanat arrow Edebiyat&Şiir arrow 'Çok okur-az yazar-eline ne geçerse boyar'

'Çok okur-az yazar-eline ne geçerse boyar'
Cumartesi, 22 Kasım 2008

Özgen Ergin
Özgen Ergin
Hayatı anlatıyorsanız, içinizdeki heyecan her zaman genç kalıyorsa ve gördükleriniz başkalarının gördüğünden farklıysa, ya elinize bir kağıt kalem alırsınız başlarsınız yazmaya ya da bir tuale aktarırsınız, yüreğinizden dışarıya taşanları...
Özgen Ergin...
Kendisinin deyimiyle “çok okur - az yazar – eline ne geçerse boyar”
Belki bir yerlerde, siz de Ergin’in misafirlerinden biri olmuş olabilirsiniz...

A.U: Türkiye’den ayrılıp, memleket hasretiyle yanmak çok zordur. Neden Almanya’ya yerleştiniz ?

Ö.E.: 1973 yılında ayrıldım Ankara’dan. Türkiye Elektrik Kurumunda çalışıyor, akşamları okuyordum. İki yüksek okulda toplam beş yıl okuyabildim. Elbette bitiremedim. Boykotlar, bildiğimiz, tektip-derin-terör, kimi arkadaşların kalleşçe vurulmaları genç yaşımda beni yurdumdan soğutmuştu. Sözün doğrusu, benim gidişim kişisel bir kurtuluştu.

A.U: Sanat için uğraş verdikçe, sanat insanı daha çok içine çeker. Türkiye’den uzak kaldığınız günlerde, sizi sanata bağlayan ve sanatın içine çeken asıl sebep nedir?

Ö.E.: Yurtdan uzakta, yalnızlığımı çok okuyarak gideriyordum. 12 Eylül 1980 yılına dek siyasi mücadelenin içindeydim. Alman işçi sendikalarının 100 yıldır yapamadıkları grevleri örgütledik. Ne yazıktır, 12 Eylül askeri darbesi oradaki birçok örgütü de parçaladı-böldü. Ben de düştüğüm siyasi boşluktan yazarak çıkmaya çabaladım. Baktım ki çok geç başlamışım öykü yazmaya.

A.U: Türkiye’de yazar denilince ilk aklınıza gelen isim kimdir? Sizi de yapıtlarıyla derinden etkileyen bir isim verebilir misiniz bize?

Ö.E.: İlkin büyük usta Yaşar Kemal gelir aklıma, sonra klasikleşmiş Sait Faik, Sabahattin Ali, birbirine hiç benzemeyen iki doruk. Beni etkileyen yazarlar, onlar gibi yazmayı istemediğim yazarlardır, sözgelişi, Demir Özlü, Ferit Edgü, Füruzan. Sözlerim yanlış anlaşılmasın; onlar gibi yazamayacağımı bildiğim, onlar gibi yazmak istemediğim yazarlardan, -yazdıklarımı özgünleştirebilmek için-, daha çok etkilendim,. O usta yazarların yazdıklarından, değişik bir tad alıyorsam, bunu nasıl sağladıklarını düşünür, ‘başka türlü nasıl yazılır’ alıştırmaları yapardım.


A.U: Ana dilimiz her geçen gün yabancılaştırılıyor. Sizce temel eğitimde yapılabilecek düzenlemeler bunun önüne geçmede başarılı olabilir mi? Sizin de bu konuda çalışmalarınız var mı?

Ö.E.: İnanır mısınız, bu konuda ne denli duyarlı olursam olayım, benim bile Türkçem bozuluyor. Yurt dışındayken daha düzgündü. Temel eğitimde yapılan değişiklikleri izliyorum, çocuk kitaplarını inceliyorum, korkunç... Çok üzülerek söylüyorum, lise edebiyat öğretmenleri bile Türkçe konuşmayı ve seslendirmeyi bilmiyor. Bu eksikliği kimi yazarlar bile arlanmadan sergileyebiliyorlar. Benim yapabildiğim, tek eylem, elimden geldiğince anadilimi genç ve arı tutarak yazmak. Cuk oturan bir yabancı sözcüğü bile yazmayıp cümleyi kesip biçerek, duru kalmayı sağlamak. Hadi ben de eski dilde kelam edeyim (!) durum vahim ve hazin.


A.U: Hem yazarak, hem de resim yaparak aynı anda sanatın her iki dalında başarılı oluyorsunuz. Bu ikisini nasıl birleştirdiniz?

Ö.E.: Yazın terasta resim, kışın içerde yazın…

A.U: Öyküleriniz de anlattığınız olaylara, çözüm getirmeyip okuyucuya bıraktığınız yerler oluyor. Acaba çözümsüzlüklerin, okuyucu tarafından çözülmesi, vermek istediğiniz mesajların yerine ulaşmasın da daha etkili bir yol mudur?


Ö:E: Elbette. Dürtmeli, düşündürmeli, ‘ben de bunu yaşamıştım’ dedirtmeli, yürek acısı ile üzmeli, iğnelemelerle gülümsetmeli, az önce verdiğim kısa yanıt gibi… Benim için öyküde en çok önem verdiğim özgünlük, genç okura, “Ben de yazarım böyle bir öykü, baksana adam başından geçenleri yazmış” dedirtmesi…

A.U: Bir sanat eserinin sahibi dünyadayken, eserin gerçek değerini anlayamıyoruz .Bunun en büyük örneklerinden birisi Emin Eliçin. Bunu değiştirebilme şansınız olsaydı ilk yapacağınız şey ne olurdu?

Ö.E.: Az ve öz yazan yazar ve bilim insanlarına destek, çoksatan (!) yazarlara köstek olurdum.

Sizi www.uzunmetraj.com ailesi olarak ağırladığımız için büyük mutluluk duyduk. Kaleminizden mürekkebiniz, fırçanızdan boyanız eksik olmasın.

Abidin UYGUN
www.uzunmetraj.com



Yorumlar
Yeni Ekle Ara
+/-
Yorum yaz
Isminiz:
E-posta:
 
Baslik:
 
:angry::0:confused::cheer:B):evil::silly::dry::lol::kiss::D:pinch:
:(:shock::X:side::):P:unsure::woohoo::huh::whistle:;):s
:!::?::idea::arrow:
 
Lutfen resimdeki guvenlik kodunu giriniz.

3.26 Copyright (C) 2008 Compojoom.com / Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."


UYARI!
Lütfen yorumda bulunurken, argo ve hakaret içeren kelimeler kullanmayınız.
BU GİBİ YORUMLARA ONAY VERİLMEYECEKTİR
Kişiler yaptığı yorumdan kendileri sorumludur.
Bu gibi durumlar, sitemizi herhangi bir şekilde bağlamaz!!!

108


Son Güncelleme ( Cumartesi, 22 Kasım 2008 )
 
< Önceki   Sonraki >

Şuanda 10 misafir bağlı

Tam gaz izle ve hemen unut...

Sample image“Taşıyıcı 3” (Transporter 3)... Serisinin şimdilik son halkası
devamını oku

Savaşın temizi yoktur...

Sample image“Yalanlar Üstüne” (Body Of Lies), adına nedense kirli savaş...
devamını oku

Sibirya ayazında donmuş bir film

Sample imageMafya, uyuşturucu, kara para, cinayet, işkence ve ölümüne bir...
devamını oku

'Hayat akan bir sudur'

Sample imageAyşe Kulin’in yeni çıkan kitabı Umut, Osmanlı’nın son ...
devamı oku