Türk edebiyatının önemli kadın yazarlarından İnci Aral, bu ay iki kitabıyla karşımızda. ELİF TANRIYAR yazarın dünyasını daha iyi anlamamızı sağlayan ve aşka dair de sözler içeren deneme kitabını ve içinden ölüm ve aşkın geçtiği öykü kitabını öneriyor.
"Yazmak, çoktan unuttuğunuzu sandığınız birçok şeyi, içinizde birikmiş acıları, yenilgileri, aldanışları, keşkeleri uygun dille kağıda dökmek, başkalarıyla bölüşmektir. Edebiyat insan olmanın trajiğini derinden bir kavrayışla anlatabilmektir. Bir yazar yarattığı kahramanlar yoluyla kitaplarında kendi acısını, mutsuzluk ve yoksunluklarıyla küçük mutluluklarını kısaca kendi öyküsünü parça parça aktararak yaşamının değişik dönemlerini göz önüne serebilir."
DÜŞÜNMEYE DAVET
Bunlar İnci Aral'ın sözcükleri. Anlar İzler Tutkular'ın içindeki bu parçanın bir bölümüne kapakta da yer verilmiş. Aral daha sonra sözlerine, eski bir röportajından alıntı yaparak, "Hep kendimizi yazarız aslında," diyerek devam etmiş. Bu satırlar, kitabın kalbinin attığı yeri oluşturuyor bir anlamda. Çünkü bu 132 sayfalık, küçük ama yoğun deneme kitabında, bir yazarın ruhuna konuk oluyoruz aslında. Aral, yalnızca neden ve nasıl yazdığını anlatmakla kalmıyor, hüzünlü çocukluğundan ilk gençlik yıllarına ve evliliğine, etkilendiği yazarlar ve eserlerinden yazar dostlarına, günümüz edebiyatı ve edebiyatçılarına değin geniş bir perspektifte gezinerek, hem bizimle Türk ve dünya edebiyatına dair düşüncelerini paylaşıyor hem de eserlerinin ilham kaynaklarına dair ipuçları vermiş oluyor. Okuyucuyu pek çok konuda bir beyin egzersizine, düşünmeye teşvik ediyor. Bu arada yazarlığıyla bütünleşmiş bir konuya, aşka da değinmeden geçmiyor. "Aşk bir devrimdir," diyen Aral, aşkın dinamikleri ve günümüzdeki aşklar üstüne kafa yoruyor. Dergilerde yayımlanmış yazılarıyla çeşitli açık oturum, panel, söyleşi ve toplantılarda yaptığı konuşma metinlerinden oluşan bu derlemeyi oluştururken özellikle aşkla ilgili bölümlerde yeniden düzenlemeler ve eklemeler yaptığını belirten Aral, "Aşktan söz etmeseydim bu kitap kuru olacak ve fazlasıyla aşksız kalacaktı," diyor. Anlar, İzler ve Tutkular başlıklarıyla üç bölüme ayrılan bu güzel kitap, özellikle İnci Aral'ın eserlerine bambaşka bir açıdan bakmamızı sağlıyor ve bir kez daha okumamızı teşvik ediyor. Yine de küçük bir eleştirimiz var. Keşke metinlerin sonunda yalnızca tarihler değil, nerede yayınlandığına, nereden alıntılandığına dair bilgiler de yer alsaydı!







