Geceleri Husursuz Olacaksınız!

E-posta Yazdır PDF
AddThis

ImageSeri katiller insanların ilgisini neden bu kadar çeker? Her insanın içinde gerçekten de cinayet işlemeye yatkın karanlık bir yön var mıdır? İnsanların seri katiller hakkında kitaplar yazması, okuması, filmler ve belgeseller çekmesi, ve hatta bazı insanların seri katillere -akıl almaz biçimde- hayran olmasının nedeni nedir? Ve en önemlisi, seri katillere ve cinayete duyulan ilgi, aslında tehlikeli olabilir mi?

Yıllar önce uykularımı kaçıran bir kitap okumuştum. Tess Gerritsen tarafından yazılan tıbbi gerilim türündeki kitabın adı Cerrah'dı. Tıbbi gerilim türünü medikal kanıt ve incelemelere geniş yer veren gerilim kitapları olarak tanımlayabiliriz. Tüm zamanını yazarlığa adamadan önce başarılı bir doktor olan Tess Gerritsen ise bu türün kraliçesi olarak biliniyor. Cerrah'da, kurbanlarını duygusal yönden zayıf kadınlardan seçen ve korkunç bir işlemle öldüren bir seri katil, eski bir kurban ve iki deneyimli dedektif çıkıyor karşımıza. Dehşet verici sahneler ve katilin bizzat kendisinden dinlediğimiz çarpıcı sözler, Cerrah'ı çok güçlü bir gerilim haline getiriyor. Kitabı okuduğum zaman tatildeydim. Başka hiçbir kitabın yapamadığı bir şekilde korkutmuştu beni Cerrah. Yazın dayanılmaz sıcak gecelerinden birinde, uykudan uyanıp tamamen bilinçsizce kaldığım otelin balkon kapısını kapatmaya çalışmıştım.

Bahsedeceğim asıl kitapsa, Cerrah'ın devamı niteliğindeki Çırak. Cerrah'daki olaylardan bir yıl sonrasına geçen kitap, dedektiflerden Jane Rizzoli'ye odaklanyor. Seri katil Cerrah tarafından öldürülmekten kıl payı kurtulan Rizzoli, benzer cinayetler tekrarlanmaya başlayınca hem kendi korkularıyla, hem de bu yeni katille yüzleşmek zorunda kalacaktır. Kısa bir süre sonra hapisten kaçan Cerrah, bu yeni katil - Çırak- ile "kardeşçe" bir işbirliğine girecektir. Çırak, Cerrah'tan daha durgun bir öyküye sahip. Yine korkunç cinayetler ve otopsi sahneleri ayrıntılı biçimde betimleniyor, fakat ağırlık verilen hem Jane Rizzoli'nin, hem de Cerrah'ın karakterini, zihnini ve ruhunun karanlık yönlerini sorgulayan analizler. Öyle ki, Çırak bittiğinde kendimi insan doğası ve psikolojisi hakkında birçok soruyla karşı karşıya buldum. Bir insanı cinayet işlemeye iten nedir? En ilkel içgüdülerimize uymanın sonuçları ne olabilir? İnsanlar kötü doğabilir mi? Bir insanın karanlık dürtülerine ne kadar karşı koyabilir? Çırak'ın son sayfasında, ve özellikle de son cümlesinde tüylerim diken diken olurken aynı zamanda Çırak'ın devam kitabı Günahkar'ı bir an önce almak için sabırsızlandım.

Cerrah ve Çırak'tan sonra artık biliyorum ki, günlük hayatımızda karşılaştığımız sıradan görünümlü birçok insan aslında potansiyel suçlular olabilir. Onlarla sokakta karşılaşırız, asansörde karşılaşırız, onlarla markette alışveriş yapar ve aynı otobüse bineriz. Sandığımız gibi canavar görünümlü değildirler. Fakat beyinlerinin hastalıklı, karanlık bölümlerine karşı koymamaya karar verdiklerinde ne olduğunu anlamamız için ana haber bültenlerine ve gazetelerin 3. sayfalarına bakmamız yeterlidir.


Yorum ekle

UYARI!
Lütfen yorumda bulunurken, argo ve hakaret içeren kelimeler kullanmayınız.
BU GİBİ YORUMLAR SİLİNECEKTİR
Kişiler yaptığı yorumdan kendileri sorumludur.
Bu gibi durumlar, sitemizi herhangi bir şekilde bağlamaz!!!

440


Güvenlik kodu
Yenile


 
 
 
 

Fatal error: Allowed memory size of 33554432 bytes exhausted (tried to allocate 19922944 bytes) in /home/asmodeus/public_html/portal/bbclone/var/access.php on line 64662