Böyle katillere kurban olurum ben! |
|
Pazar, 23 Kasım 2008 |
 Killers Yazacağım hiçbirşey sabahtan beri dinlediğim yeni Killers albümü Day&Age'e nihayet kavuşmanın verdiği heyecan ve mutluluğu anlatmaya yetmeyecek.Anlatılmaz, hissedilir adamlar bunlar.Onları keşfettiğim ilk günden beri değişmedi bu sözüm: '' Böyle müzik yapanlar katillere, ben ilk kurban olmaya hazırım!''
Sene 2004, yine Kasım ayı, dün gibi hatırlıyorum. Türkiye'de neredeyse bilinmeyen bir grubun albümünü arıyorum deli gibi.Bütün müzik marketleri geziyorum Killers diyerek, Hot Fuss albümü diyerek.Ama yok! Kulağımda ''Somebody Told Me'' nin coşku dolu melodisi, ''yok diyorum bulmam lazım bu albümü,dinlemeliyim bütün şarkıları,bu adamlar ilaç gibi'' Derken ediniyorum albümü mecburen para ödemeden paylaşım sitesinden. Mr.Brigtside'la aşık oluyorum.''Smile like You mean It'' ezberime giriyor bir günde.Solist Brandon'ın vokaline bir dalıyorum ki içinden çıkmak ne mümkün oluyor bir daha.Ve bir tutku oluyor The Killers bende o günden beri.
Dans edilebilir rock diyorum ben onların müziğine.Duygusal dozu yüksek ya da gayet rock şarkılarında kullandıkları synth sesler bambaşka bir kulvara sokuyor onları.Herşey minimal,herşey dozunda ama herkes şovunu yapıyor. 2000'lerin en başarılı basçısıdır bence Mark Stoermer.Ve en naif gitar riffleriyle süsler Dave Keuning The Killers şarkılarını.Sade, biraz mahçup ve fazlasıyla içlerine kapanmış bir görüntüye sahip grup elemanları. Solist Brandon Flowers'ın evli-barklı,haftaya sonu eşiyle kiliseye giden bir adam olması, ama bir yandan da göz kalemi kullanmayı sevdiğini söylemesi gruba dair hatırladığım tek magazinsel anekdot aklımda kalan.
Ben ilk albümü dinle dinle bitiremezken, ikinci albümleri '' Sam's Town '' 2006'da yayınlanıyor.Yine aynı heyecan ve yine umduğumdan fazlasını buluyorum. '' When
You Were Young'' ve ''Can You Read My Mind'' başta olmak üzere birbirinden gizemli ve ruhunuzu saran şarkıyla daha da devleşiyor grup. Brandon Flowers'ın ''U2,Bruce Springsteen ve Tom Petty'den ilham alarak hazırladık'' diye özetlediği Sam's Town'ı da binlerce kez dinlememe rağmen tüketmek mümkün olmuyor.
Grubun 3.albümü ''Sawdust'' ilk 2 albümdeki b-side ve bonus trackler ve iki coverdan (Joy Division-Shadowplay ve Romeo&Juliet-Dire Straits) oluşmasına rağmen beni hayal kırıklığına uğratmıyor.Depeche Mode başta olmak üzere pek çok efsane grubun prodüktörü olan Flood'la çalıştıkları bu albüm bir ''ara sıcak'' tadında olsa da başarıya ulaşıyor.
Ama ''en'' sevgili '' son'' sevgili oluyor işte. ''Day&Age'' in 10 adet şarkısıyla teker teker tanıştım bugün.İlk single olan ''Human'' genelde diğer bütün şarkılarda olduğu gibi solist Brandon Flowers imzalı. ''açık bir kapı gördüğümde telaşlanırım;gözlerini kapa ve kalbini temizle...'' diye başlayan şarkıda Brandon güzel bir şeyi ''insan olmayı'' sorgulamış.Human'daki Pet Shop Boys esintisinin yanı sıra U2'nun ''Where the Streets Have No Name'' ile olan melodik benzerliği beni hayli şaşırttı. Her bir şarkıyı ancak dinleyerek keşfedebilirsiniz ama iddaa ediyorum ki ''This Is your Life'''taki bass-line son yıllarda dinlediğim en iyi bass-linelardan biri.Ve Joy Ride'la kendinizden geçmemeniz için ancak ruhsuz olmanız lazım!
Prodüktör Stuart Price'ında albümün sounduna dahiyane katkısını ve Killers'ın 2004'ten bu yana kaybetmediği başarılı tarzını gözönüne aldığımızda Day&Age albümü için sadece ''tamamdır!'' diyebiliyorum.
Bir daha hatırlatmalıyım ki; The Killers garip bir gizemdir.
Tam anlamıyla bir tutkudur...
Brandon Flowers'ın kalemindeki anlama ulaştıkça, Killers müziği daha bir önem kazanacaktır...
Şimdi ben Joy Ride ile dans ediyor, ''Human'' ile kendimi yaralanmış hissediyorum ve çaktırmadan giriyorum bu tehlikeli adamların yörüngesine diğer şarkılarla. Siz de bu albüme geç kalmayın sakın.
UYARI! Lütfen yorumda bulunurken, argo ve hakaret içeren kelimeler kullanmayınız. BU GİBİ YORUMLARA ONAY VERİLMEYECEKTİR Kişiler yaptığı yorumdan kendileri sorumludur. Bu gibi durumlar, sitemizi herhangi bir şekilde bağlamaz!!! 258
|