Site içinde etkin tartışmalarınız için "Forum" alanına lütfen Kayıt Olun                                     

 Üye Alanı 
Şu an bulunduğun sayfa: Ana Sayfa arrow Müzik arrow Müzik Zevki arrow Efsane geri döndü

Efsane geri döndü
Cuma, 12 Eylül 2008
Efsane geri döndü
Metallica
Bu başlık, ancak bu kadar yakışırdı…
Beklediğimize değdi…
Resmi olarak 12 Eylül’de tüm dünyada piyasaya sürülen Death Magnetic’in birçok şarkısı -internet çıktı mertlik bozuldu ya- çoktan hayranlarının dilinde pelesenk oldu bile!..

            Kemal; “Abi bi Metallica yazısı yaz artık” diye belki yüz defa başımın etini yedi… Ben, “Yahu dur; yazacak, toparlayacak çok şey var… Zaman lazım” diyerek yazıyı geciktirirken; imdadıma iş arkadaşım Metin (Kanlıkoyak) yetişti.

Tartışma, fikir alışverişi derken, ortaya şöyle bir şey çıktı:
 
Aslında, kimse 80’lerdeki o müthiş üç albüme yaklaşmalarını beklemiyordu… Ben de, Bob Rock’tan (prodüktör) ayrılıp Rick Rubin ile çalışmaya başladıktan sonra, “Black Album”ü anımsatan bir çalışma düşünüyordum açıkçası…  
Yanılttılar…
Karşımıza, ilk 3’ten sonraki en iyi çalışmaları olan “…And Justice For AIl”u anımsatan bir albüm çıktı...
 
*  *  *
 
Metallica neden Metallica, öyle baştan anlatacak halim yok. Ama geçmiş yıllardan bazı ayrıntılar vereyim yine de…
James Hetfield'ın kendine has yeteneğiyle çaldığı ritimler, birçok rock ve metal grubuna ilham kaynağı olmuştur. Örneğin, trash’in efsaneleri arasında haklı bir yer edinen; “Bir soloyu iki kez üst üste çalamaz!” denilen Kerry King’in gitarist olduğu Slayer’ın, James'in bu “icadından” en fazla etkilenen grup olduğu söylenir.
Hetfield, bir zamanlar Türkiye'deki en iyi rock dergisi olan “Rock Kazanı”ndaki bir röportajında, “Artık biz 30'luk moruklarız… Bu albüm bu yüzden böyle (Black Album’ü kastederek)” demiş; adeta bir pop şarkısı ilan edilen Unforgiven’a yapılan acımasızca eleştirilere bu sözlerle cevap vermişti.
Bu strateji, tamamen prodüktör Bob Rock'a ait bir hamleydi. Grup konserlerinde kafa sallatacak, ama aynı zamanda da çakmak yaktıracaktı!
Reklamın iyisi-kötüsü olmazdı. Hatta turnede iki kolu birden yanan Hetfield, Metal Church’ten gitarist desteği alarak şarkılarını söylemiş, Metallica tamamen “POPüler” olmuştu.
Eğer bir müzik grubu olarak, 100 milyondan fazla albüm satmışsanız, sizi her yerde tanıyorlar demektir ki; bunun tek bir anlamı vardır: Artık siz bir marka olmuşsunuzdur.
Bu öyle hemen özümsenecek bir şey değildir. Böylesine önemli gruplar, dinleyenleri tamamen etkiler. Görünüşünü, yaşam tarzını, konuşmasını değiştirir. Hayranlarını tamamen kendine adapte eder. Onlardan her zaman daha iyisi beklenir.
Metallica hayranları da 1991’deki Black Album’den sonra onlardan daha iyi şeyler bekledi ama olmadı...
Hem müzikal anlamda, hem de sosyal hayatlarında, adeta battılar!
Neler mi yaptılar?
Stüdyoya girmek için 5 yıl kadar beklediler. Ama; “Çıka çıka bu mu çıktı!” dedirttiler.
Load, hayretler içinde, raflardaki yerini aldı.
Her şeyden önce, baktık ki kapakta logo yok… Var da; bildiğimiz, tişörtlerini giydiğimiz, elimizle figürünü yaptığımız o logo... Ninja yıldızı gibi, birbiri içine geçmiş 4 tane “M” harfinden oluşan logomsu bir şekil var...
Albümü dinledik, ama ısınamadık. Her şey çok farklı, ama iyi değil.
Trash'ten uzaklaşmalarını kabul edemedik.
Ertesi yıl daha da şaşkınlık verici bir olay yaşandı ve Reload çıktı.
Sound aynı, tarz aynı. Şekil şemal, Tarantino filmlerinin aktörleri gibi!.. Ritimler, davul kitleri, sololar... Zayıf…
Lars Ulrich, Reload çıktıktan sonra bir röportajında, albümü çok beğendiğini belirtiyor, bir zamanlar aynı sahnede çaldıkları Dave Mustaine'e göndermede de bulunuyordu. Megadeth’in her şeyi olan Mustaine'in müzikal anlamda risk almaktan korktuğunu söylüyordu. Oysa Megadeth; ritimleriyle, sololarıyla ve daha da önemlisi politik ve çevreci eleştirel müzikleriyle, nam salmış bir gruptu. 1999’da çıkardıkları albüme Risk adını vermişlerdi. Bu albüm, Metallica'nın Load ve Reload'undan çok daha etkileyiciydi.
Dağılan ortalığı toparlamak adına çıkarılan Garage Days ve senfonik çalışma S&M de, yeni albüm tadı vermediğinden, hayranlarının Metallica'ya duyduğu güven giderek azaldı.
Üstüne, “Napster davası”nın yarattığı olumsuz atmosfer, ipleri iyice kopardı. Jason Newsted kaçarcasına gruptan ayrıldı.
James Hetfield, “Welcome Home – Sanitarium” şarkısını bizzat yaşadı!.. Alkol problemi yüzünden gördüğü rehabilitasyon yaklaşık 2 yıl sürdü.
2003’te, St. Anger isimli agresif, isyankar albüm piyasaya çıktı ama “Load ve Reload kardeşler” kadar ruhsuz olan bu çalışma da kimseyi tatmin etmedi.
Ve 2008… Death Magnetic…
 
*   *   *
 
Bazen bir albümü (Dikkat edin; şarkı değil, albüm diyorum çünkü bizler mp3 jenerasyonundan değiliz!) ilk dinlediğinizde çok beğenirsiniz. Bazen de ilk dinlediğinizde bir şey anlamayabilirsiniz. İçinde özel şeyler vardır ve dinledikçe kendini kabul ettirir.
Death Magnetic’in ikinci özelliği taşıdığını söyleyebiliriz…
İstanbul konseri sırasında basın mensuplarıyla sohbet ederken Hetfield “Eskilerden izler var” demişti; haklıymış…
Her ne kadar ritimler eskisi kadar iyi olsa da ve müthiş sert bir albüm yapsalar da, eleştirilecektir Metallica... Çünkü yine eksik olan bazı şeyler var…
Ama…
Oldukça sağlam ritimler, sayıyla, özenle çalınan “riff”ler, hemen farklı bir şeyleri hissettiriyor. Hetfield ve Hammett, Mezdeke’yi bile oynatır!..
Örneğin, Broken, Beat & Scarred… İşte Metallica …  
Demiştim ya “…And Justice For All’a yakın” diye…
Albümün ilk videosunu çektikleri The Day That Never Comes, belli ki lokomotif şarkı olarak da seçilmiş… Üzerinde bayağı kafa ve parmak yormuşlar! One ile benzerlikler taşıyor. İlginçtir, kariyerlerinin ilk videolarını One’a çekmişlerdi…
One ile The Day That Never Comes arasında “klibal” (Türkçe’ye bu mümtaz sözcüğü kazandırdığı için Osman’a ayrıca teşekkürler) yani senaryo açısından da benzerlik var.
Aslında, Hetfield, yeni videonun bir klip değil, bir “kısa film” olduğunu söylüyor…
Katılıyorum…
Bir de “Unforgiven” çılgınlığı var! Metallica, “Bundan sonra her albüme bir Unforgiven koyalım” kampanyasını gururla sunar!
Üçüncü Unforgiven’a dillere düşecek bir nakarat ve tüyleri diken diken edecek bir solo koymalarını bekleyenler; hayal kırıklığına uğramıştır!..
Nefis bir intro; gerisi sıra dışı bir Metallica!
 
*    *    *
 
Death Magnetic’i övdük ama işin bir de başka boyutu var…
Bu, tamamen kişisel bir düşünce ve biraz yaşımdan kaynaklanıyor!
Bu kadar sert bir albümü, baştan sona dinlemek çok zor oldu ve oluyor benim için… Trash’i kafam artık kaldıramadığımdan!..
Gençler üst üste birkaç kez de dinleyebilir…
Ben; favorilerimden Trans-Siberian Orchestra’nın “rock opera”ları, “Mozart cover”ları ile kafa dinleyip, araya Metallica attırıyorum!..
Yorumlar
Yeni Ekle Ara
+/-
Yorum yaz
Isminiz:
E-posta:
 
Baslik:
 
:angry::0:confused::cheer:B):evil::silly::dry::lol::kiss::D:pinch:
:(:shock::X:side::):P:unsure::woohoo::huh::whistle:;):s
:!::?::idea::arrow:
 
Lutfen resimdeki guvenlik kodunu giriniz.

3.26 Copyright (C) 2008 Compojoom.com / Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."


UYARI!
Lütfen yorumda bulunurken, argo ve hakaret içeren kelimeler kullanmayınız.
BU GİBİ YORUMLARA ONAY VERİLMEYECEKTİR
Kişiler yaptığı yorumdan kendileri sorumludur.
Bu gibi durumlar, sitemizi herhangi bir şekilde bağlamaz!!!

250


 
< Önceki   Sonraki >

Şuanda 5 misafir bağlı

Tam gaz izle ve hemen unut...

Sample image“Taşıyıcı 3” (Transporter 3)... Serisinin şimdilik son halkası
devamını oku

Savaşın temizi yoktur...

Sample image“Yalanlar Üstüne” (Body Of Lies), adına nedense kirli savaş...
devamını oku

Sibirya ayazında donmuş bir film

Sample imageMafya, uyuşturucu, kara para, cinayet, işkence ve ölümüne bir...
devamını oku

'Hayat akan bir sudur'

Sample imageAyşe Kulin’in yeni çıkan kitabı Umut, Osmanlı’nın son ...
devamı oku