“Boktan yarışmanın nesini yazayım; geçen yılki yazını aynen koy gitsin!”
Geçen yıl sallamıştım; gördük Hadise’yi İstiklal Marşı’nda!
Yoğun baskı ve genel istek üzerine, Manga’lı Örovizyon’a kısaca değineceğim…
Yaklaşık 1 yıl önceki yazımda savunduğum görüşler, aynen devam ediyor. Tabi güncellemek gerek…
Sertab’dan sonra en iyi dereceyi elde eden Manga ile başlayalım…
Türkiye’de son dönemin en iyi gruplarından; kuşkusuz… Ancak kariyerlerinin en kötü şarkılarından biriydi çalıp söyledikleri… Sipariş beste bu kadar olur!
Yine de; rakipleri amatör, kendileri profesyonel olduğu için, büyük fark yarattılar. Adam gibi bir yarışma veya puanlama olsa, hiç abartmıyorum; tüm oy verenlerden 12’şer alarak, tarihi rekor kırıp birinci olurlardı. Çünkü rakip şarkı da yoktu, şarkıcı da… Birinci olan Alman Lena dahil… Kıçını-başını açıp havuz sefasıyla en fazla ikinciliğini kutlardı!
Manga’nın sahnesinde tek takıldığım, arkadaki Power Ranger kılıklı dansçıydı! Şarkı diğerlerine göre o kadar farklıydı ki; böyle bir gösteriye hiç gerek yoktu…
Lena’nın şarkısı kötüydü ama, Örovizyon standartlarının üzerindeydi. Popüler müziğe nispeten daha yakın bir sound ve ritme sahip olduğu için beğenildi. Birinciliği de bu nedenle kazandı.
Tabi bir de şu var: İletişim çağı... Pazarlama başarısı… Sağolasın YouTube!
Yarışmadan haftalar öncesinde, Lena’nın şarkısının tanıtımı ve pazarlaması yapılmıştı. Zaten otoritelerin favorisi de bu yüzden Almanya idi.
Manga ise geç uyandı! NTV’de katıldıkları programda, We Could Be The Same’in yarışmanın ardından 1 milyondan fazla hit aldığını açıkladılar.
Beni en çok şaşırtan, “yarı televoting yarı jüri” sistemiyle Hırvatistan’ın Türkiye’ye 12 puan vermesi oldu.
Bir de... Malatya'nın kayısısı ve Ağrı Dağı dekoruyla “anayurdunu anlatan” Ermenistan'a Türkiye'den giden 6 puan! Üstelik Bülent Özveren “uyardığı” halde... Ne desem az Türk halkı için!
Yarışmanın geneline geçersek; fazla söylenecek bir şey yok… Sahne şovları, “Idol” yarışmalarının özentisi gibi olmaya başladı iyice…
Pop, rock, metal; müzik tarihinin pek çok tarzda efsane olmuş sayısız ismini dünyaya kazandıran İngiltere de, Örovizyon’un iplenmemesi gerektiğini hatırladı! Geçen yılki Andrew Lloyd Webber skandalından sonra bir “teen idol” ile yarışmaya katılıp, 10 puanla sonuncu oldular!
Geçelim işin asıl önemli boyutuna…
Rock, metal ve Örovizyon… Aynı cümlede kullanmak bile garibime gidiyor… Müziğe ihanet gibi!
“Biz rock grubuyuz” diyorsunuz… “Nü metal yapıyoruz” iddiasındasınız… “23 Nisan Çocuk Şarkıları”nın sidik yarışına, “Profesyonel, popüler” gibi sıfatlarla katılıyorsunuz…
Orada ne işiniz var?
Yurtdışına açılma sevdasındaysanız, başka kapıya!
Bu yarışmayla, bu şekilde olmaz…
Hele bir de puanlama sırasında, reji her kestiğinde, metalin sembolü “devil horn” yapmazlar mı?!
Mezarı yeni kapanan Dio’ya böyle mi saygı gösterilir?!
Haziran sonunda İnönü’de, “Big Four”un da sahne alacağı Sonisphere’e katılıyorlar…
İzlersem namerdim!