Uzun Metraj

Haftanın Konuğu "Demir Demirkan"

E-posta Yazdır PDF

Image
       Gitarist, prodüktör, besteci, yorumcu ve söz yazarı... Her yaptığı işin hakkını veren, müziğin vazgeçilmez bir numaraları isimlerinden Demir Demirkan, “Haftanın Konuğu” bölümümüzde bizlerle sohbet havası içerisinde çok özel açıklamalarının yer aldığı, ropörtajı için teşekkürlerimizi sunuyoruz…

          B: Müzikle tanışmanız nasıl oldu? Müzik deyince aklınıza gelen ilk kelime nedir ?

         D: Ağabeyimin İzmir’de bir rock grubu vardı. Bizim evin garajında prova yaparken ben de davulcu olmaya özenmiştim. Şarkı da söylüyordum. Sonradan gitarı daha çok sevdim ve ilk ögrendiğim parçayı, Deep Purple’dan Smoke On The Water’ı çalıp söylemeye başladım. Sonra sözler ve besteler yapmaya başladım. Solo gitara olan aşkım sonradan ortaya çıktı. Üniversite yıllarında.

          B: Hayatınızı tamamen değiştiren bir dönüm noktanız olan prodüktörlük, neden bir anda sizin odak noktanız haline geldi ?

          D: Los Angeles’da yaşarken, Türkiye’ye dönmek istedim. Tam o zaman da Tarkan Gözübüyük ve İskender Paydaş, Şebnem Ferah’ın ilk albümü olan Kadın’a başlamak üzerelerdi. Benim planlanmış bir prodüktör olma hayalim falan yoktu. Öyle denk geldi. Baktım oluyor, biraz da hoşuma gitti, bir süre devam ettim. Aslında sonuçta müzik yapıyorsunuz, adı prodüktörlük oluyor.

          B: Pentagram ile tekrar ortak bir projede yer alacak mısınız ?

         D: Bilemiyorum. Bu biraz eski sevgilinizle tekrar sevişmeye benziyor. Yeteri kadar çekici bir durum olursa düşünebilirim.

          B: Şu ana kadar 8 albüm kaydettiniz. Sizde en çok iz bırakan hangisi? Sizinde albümlerinizde “Tamamen kişisel” diyebileceğiniz şarkılarınız var mı ?

         D: Aslında 14 albüm oldu. Önemli değil, ben 3. 4. Den sonra saymayı bıraktım :) Zaferlerim, Kahpe, Yeni albümüm Yolun Yarısı’ndan Ağır Ağır, Aşktan Öte ve Acı Nefes, ilk albümden Belki benim için çok özel ve kişisel şarkılar.

          B: Yeni albümünüz için 30 yaş üzeri gibi bir deyim kullandınız biraz açabilir miyiz? Uzunmetraj.com’dan hayranlarınıza bir müjde vermek istermisiniz ?

          D: Hahaa :) Ne demek istediğinizi sanıyorum anladım ama malesef bir müjde veremeyeceğim.

Albümün ismi olan Yolun Yarısı, “Yaş 35, yolun yarısı eder” mısralarına bir gönderme. Bu yıl Ağustos 12’de 36 bitiyor. Aslında şunu ima etmek istiyorum, evet 35’i geçtim ama bişey olmadı hiç de yolun yarısı gibi hissedemiyorum. Evet “zorba zaman” belki biraz saçtan baştan aldı, bazı “zorba kadın”lar terketti gitti ama içteki ateş her zamankinden daha harlı yanıyor. Umarım yeteri kadar açıklayıcı olmuştur :)

          B: Kariyeriniz boyunca bunu iyiki yapmışım dediğiniz bir işiniz oldu mu ?

          D: İyi ki 2000 yılında ilk albümümü (Göçmen olan) yapmışım. İyi ki Sertab’ın Sertab Gibi albümünü yapmışım. İyi ki Every Way That I Can’i yazmışım. İyi ki Gelibolu Belgeseli’nin film müziklerini yazmışım.

          B: Türkiye’de her gün yeni bir şarkıcının ortaya çıktığı bu günlerde, yenilere izleyeceği bir yol gösterebilir misiniz ?

          D: Farklı olmaya cürret etsinler. Sıradan olmak ölümdür!

          B: Sinemayla ne derecede ilgilisiniz? Siz de bir film çekmeyi düşündünüz mü hiç?

          D: Ah ah... :) O kadar seviyorum ki film sanatını. Eskiden oyuncu olmak gibi bir hayalim birkaç da deneyimim olmuştu. İyi bir projenin her hangi bir yerinde yer almak isterim. Yeter ki iyi projeler olsun. Şimdilik müzik tarafında bulunuyorum. Örneğin, Tolga Örnek’in yeni filmi Devrim Arabaları’nın müziklerine başlayacağım Ağustos ayında. Film hem içerik hem de uygulama açısından çok özel ve proje olarak beni çok heyecanlandırıyor.

          Çok teşekkürler :)

       Burcu ÇÖL
www.uzunmetraj.com

Online Üyeler »

0 Kullanıcı ve 198 Misafir Çevrimiçi

AKTİV GRUPLAR »