
Gerçekten de öyle...
Tam bir ikilemdeyim.
Tüm üniversite hayatı boyunca sinemasever kalabalıklar içinde film boyunca uyuyarak yalnızca; "antrakt"larda yediği Alaska frigolarla "sinema keyfi-ritüeli"ni bir ucundan yakalayarak kendine haklı ve farklı bir yer edinmiş olan "ben"im sinema yazısıyla falan ne işim olabilir ki. Hatta karşı köşede yazan Devrim arkadaşımın tırnağı bile olamam. Göğsünü gere gere yazmış. Şu kadar film seyrettim. Film koleksiyonum dağları aşar vs. Benim ise sevgili, saygıdeğer, hatırşinas iş arkadaşlarımın bana verdiği (internetten indirdiği mi desem. Ama bazıları suç ya -telif meseleleri falan- neyse takılmayalım konumuz derin) filmlerin dışında özellikle aldığım filmlerin sayısı 3'ü, 5'i geçmez. Onun için kendimi sinema kültürü anlamında ciddi biçimde aşağılarım. Daha doğrusu "aşağılardım."




