![]()
Aslında James Cameron’un sinema mutfağında yaptığı tüm yemekler, herkesin ağzını sulandıracak cinsten. Terminator ve Alien’ı yaratması, Titanic ile hala gişe rekorunun kırılamaması bunun bir göstergesi. Doğal olarak Cameron’un bu görsel şölenine, yapımcı firma “450 milyon dolar”ı gözü kapalı yatırmış. Hem de tüm ipleri Cameron’un eline vererek. Yönetmen filmdeki önemli bir sahnenin çekilmesine bile sadece 50 milyon dolar harcamış. Kendi geliştirdiği kamerlarıda kullanan Cameron; kullandığı böyle tariflerle işte böyle bir ziyafet sunuyor bize, o bahsettiğim mutfaktan...
Hikaye ustası yönetmen, bu filmi çekmek için 95 yılından beri bekliyordu aslında. İlk zamanlar CGI teknolojisine güvenemiyor, ama Peter Jackson’un “Lord Of The Rings” serisinde ustaca kullandığı bu teknolojiyi görünce; artık filmin yapımı için ![]()
Konu “her ne kadar” çevremde tüm sinema eleştirmenlerinden duyduğum gibi; “Kurtlarla Dans” filminin bilim kurguya uyarlanmış haline benzese de; gerçekten de kendi sunduğu temalarıyla kendine özel olmayı başarıyor.
Rengarenk Pandora dünyasının içinde onca yaratığı bu kadar gerçekçi detaylandırmak gerçekten de yürek ister. O yüzden James Cameron ve “ekibini” kutlamak gerek.
Avatar yıl sonunda; yılın filmi olarak karşımıza çıkıyor. Hatta tüm zamanların en önemli yapımlarından biri olacak gibi de gözüküyor. Daha dün açıklanan Altın Küre “En iyi film adayları” arasında yer alışı bunu ispatlar nitelikde.
Bu film hakkında söylenebilecek fazla birşey yok.”Neden?” derseniz, anlatılmaz yaşanır tabirini bu film için kullanabiliriz. Gidin görün; mümkünse 3 boyutlu izleyin ve sinemanın yeni çağını Pandora gezegenin topraklarında kanlı canlı kendi gözlerinizle görün. Hiçbir sinama tutkunu bu teklife hayır diyemez.


