Getirin Kellesini adlı harika suç ve komedi filmi de, dinamik ve olgun anlatım yapısıyla olduğu kadar kendine has karakterleriyle de fark yaratan bir yapım.
Film, Michael adlı karakterin şehrin en azılı gangsterine olan borcunu 24 saat içinde ödemesi gerektiği üzerine konumlandırılıyor. Bu arada Michael’in hikayesine, aşık olduğu ama gözü ayrıldığı sevgilisinden başka bir şey görmeyen alt komşusu ile ölümün kendisiyle durmaksızın konuştuğunu iddia eden ve aralarında husumet olan babası ekleniyor, tabi ki en olmadık anda. Üstüne bir de sevdiği kız gangster çetesinin bir elemanını öldürünce işler daha da sarpa sarıyor. Beklendiği üzere ardından büyük bir kaçma-kovalamaca hikayesi izliyoruz. Peki Getirin Kellesini, klasik bir konuya sahip olmasına karşın, hangi noktalarda türdeşlerinden ayrılıyor?
Öncelikli olarak ortada kısıtlı bir süre, ardı arkası alınmaz terslikler ve bunların üstüne kaymak niyetine imkânsızlıklar varsa, anlatım yapınızın ve senaryonuzun yola çıkarken en güvendiğiniz unsurlarınız olması gerektiği söylenebilir. Getirin Kellesini, bu ikiliye derinlikli çizilmiş, dramları ve komedilerini de yanında hali hazırda taşıyan karakterleri ekleme başarısına sahip ve bunun semeresini film boyunca en doğru şekilde alabilmeyi başarıyor.
Yönetmen Ian Fitzgibbon, hikayesinin belli bir süre kısıtlılığı üzerinden aktarımı için en doğru yol olan dinamik anlatımı tercih ediyor. Ayrıca bunu olayları durmaksızın üst üste bindiren, soluk soluğa ve aceleci bir anlatım yerine, daha durağan, hızlanması ve yavaşlaması, daha doğrusu nefeslenmesi gereken yerlerin bilincinde, buna karşın 24 saate birçok olay ve karakter sığdırabilen, ders niteliğindeki bir senaryoyu sinemalaştırma zamanlamasıyla yapıyor. Hikayeye her eklenen karakter anlaşılırlığı daha karmaşık hale getirmediği gibi, hikaye farklı dallara ayrılıp, daha bağımsız noktalara gidecek gibi dururken, bir süre sonra tüm parçaların aynı bütünde toplanabildiğini fark ediyoruz. Örneğin Michael’in borcu için anlaştığı daha küçük çaplı mafya ekibiyle çevirdiği işler bir anda tersine dönerken, umulmadık bir yerde (hikayenin düğüm noktalarından biri) tekrar karşımıza çıkabiliyor. Ya da Michael’in baştan beri sorun olarak gördüğü babası, yılların verdiği deneyim ve kurnazlıkla tam anlamıyla birkaç yerde Michael’i ipten alabiliyor. Olaylar tüm sıcaklığıyla akarken muhteşem üçlümüzün nefeslenme anları birbirlerinin hayatlarındaki anlamların daha açık seçik bir şekilde tartışıldığı durumları da beraberinde getiriyor. Özellikle Michael ve ailesi arasındaki sorunların ilk olarak babanın devreye girmesiyle konuşulup tartışılır hale gelmesi, filmin dram yönünü oluşturuyor. Sinema tarihinin en içten baba-oğul ilişkilerinden birisi olduğunu hissettiren ilişkinin derinlerindeki sarsıcı noktalarına giderken, aradaki buzların yavaş yavaş erimesine, en tehlikeli durumda birbirlerini en iyi anlayacakları hale gelmelerine tanıklık ediyoruz. Filmin bu konudaki başarısının temelinde, olayların en hızlandığı anda dahi çeşitli ipuçları ve detaylar aracılığıyla baba ve oğlun birbirleri hakkındaki eksik ve yanlış düşüncelerinin yerini empatinin almasını sağlayabilmesi gelmekte.
Son olarak filmin karakterlerine baktığımızdaysa, nerdeyse hepsinin üzerine sinen ve harika uyum gösteren komedi unsurları filmi hem daha eğlenceli bir hale getiriyor hem de orijinal karakterler ve zeki espriler ile mizah düzeyini çokça yukarılara taşımış oluyor. Filmin katalizörü rolündeki baba karakterinin hayat deneyimlerini soğukkanlılık ve hoşgörüyle birleştiren hali dışında, eşcinsellikleriyle gurur duyan, homofobiklere düşmanlık besleyen, hemcins sevgilisi ardından ağıtlar yakan, öldürmeye hazırlandıkları suçlu, babasıyla konuşurken gözleri dolan aşırı duygusal ama azılı! gangster ekibi filmin komedi bombardımanının diğer ayağını oluşturmakta. İngiliz tipi mizahın ve suç filmi türünün neredeyse kusursuz bir örneği olan Getirin Kellesini, çılgınlar gibi gülerken, gözlerinizin nasıl bir anda hüzünle dolabildiğini kanıtlayan, babanızın hayatınızdaki önemini tekrar tekrar kavramak isteyeceğiniz anda yanınızda bulundurmanız gereken şahane bir film.