Robotların İstilası! PDF Yazdır E-posta
Sinema | SineMasal

Tarih: Pazar, 21 Haziran 2009 13:49
  
AddThis

RODNEY COPPERBOTTOM
RODNEY COPPERBOTTOM
Hazırda Mekanik dostlarımızı sinema salonlarına buyur edeceğimiz 2 adet film varken önümüzde (Terminatör Salvation ve Trasnformers : Revenge Of The Fallen), ben de dünden bugüne belli başlı robot dostlarımız hakkında öyle çok fazla detayı
bulunmayan bir yazı hazırlayayım dedim. Elbette mevcut yazımda bütün hırdavatlara değinmek gibi bir lüksüm olmayacak. Türün en meşhur teneke yığınlarını elden geçirmekle yetinmek zorunda kalacağız ama olsun! Telaşa mahal yok! Zira onlar bile yetip artacak cinsten...Zira her bir civatasının kalbimizde ayrı ayrı anlam ve önemi bulunmakta öyle değil mi?!






    MARIA / ROBOT FUTURA : Metropolis'in bilimkurgusal büyüsü tartışılmaz! Bir yandan
sisteme yumruklar yağdıran diğer taraftan da sistemin getirilerinin çerçevesinde
bir gelecek tablosu sunan filmin akılda kalıcı ikonu ise hiç kuşkusuz Maria.
Gelecekte insanın etkisinin azalacağının hatta belki de insana hiç bir şekilde
gerek duyulmayacağının ayak seslerinin ilk adımıdır kendisi. Bu bakımdan bir
bilimkurgu filminden beklenmeyecek çok daha fazla sesi çıkan bir haykırışın
ürünüdür aslında Maria!

 

   R2D2 :
Benzerlerinden sakının! Biri çok amaçlı droid mi dedi? R2D2'nun bu ismi
tek başına karşılaması kadar olağan bir durum olamaz! Tipik bir mutfak robotu
görevinde olan kendi küçük fakat işleri devasa bir droid kendisi! Bir noktadan
sonra kurtarıcı rolünde de görmeye sürekli alıştığımız bir figür ayrıca. Hatta
Yıldız Savaşları gibi bir fenomen söz konusu olunca renksel bütünlüğü ya da
fiziksel görünümü ile en akılda kalıcı simgelerden biri ayrıca! Dik başlı,
tezcanlı ve sonuç odaklı!

 

   C3PO : Bir diğer Yıldız Savaşları sakini daha! Altın kaplamalı bu çenesi düşük
protokol droidi, bir robotun kendi hayatı hakkında endişe duymasının ne demek
olduğu mevzusunda fabrikadaşlarına ders verebilir. Negatif bir droid görmedik
demeyin lütfen zira C3PO bunun en can sıkıcı örneklerinden biri! Milyonlarca dil
bilmiyor olsaydı bile kulaklarımıza eziyet edecek pek çok vasfıyla öne çıkmaya
devam edecekti orası kesin!

 

   DAVID SWINTON : Haley Joel Osment'in vücudunda hayat bulan, sevmeyi, bağlılığı,
sadakatı hatta hayatı için af dilemeyi öğrenecek kadar da bilince sahip garip bir
robot kendisi. Hatta insan ile robot arasında bir yerde! Teknolojinin korkunç bir
noktaya uğradığı gelecekte, insanların yerini tutabilmeleri için resmen ikame mal
görevi gören robotların son üyesi kendisi. Öyle ki, sadakatinin yanı sıra sevdiği
insanın arkasından göz yaşı dökebilecek kadar da duygusal!

 

    ANNALEE CALL :
Aslına bakacak olursanız android olduğunun farkında olmayanların
miladı olarak kabul edilmese de bu furyanın patlak vermesinin en önemli
sebeplerinden biri de Annalee'dir. Zira kendisinden sonra da taşımış olduğu
misyona benzer misyonda pek çok robot türemiştir. Winona Ryder'ın suretinde
hayat bulan Annalee Alien 4'ün kritik karakterlerinden biridir aynı zamanda.

 

    HICKORY :
Aslında bizler onu her ne kadar Teneke Adam olarak bilsek de Hickory
alternatif bir evrenin robotudur. Bileşenlerini açtığımız zaman karşımıza çıkjan
tablı Alice In Wonderland'deki kadar güçlü ve kusursuz bir alternatif dünyadır.
Hickory ise kimilerine göre bu alternatif dünyanın sanayi kolunun çehresi olarak
çıkmaktadır karşımıza.

 

    SONNY :
Isaac Asimov'un sihirli ellerinde hayat bulan I,Robot'un asi çehresi
görünümündedir kendisi. Aslında yaşayan bir beyne sahip olarak tasarlanan ve
iradesinin zincirlerini kırmayı başarabilen Sonny, kendisinden sorgusuzca uyması
gereken emirleri uygulamayı reddetmiş ya da reddetmesi istenmiştir. Bu durumda
Sonny'nin ayrıksı bir noktası var çünkü aslında içten içe doğru hamleler ile
işlenmiş bir komplonun kurbanı olan il robot diyebiliriz kendisi için!

 

  
  RODNEY COPPERBOTTOM : İşte bir diğer farklı örnek! Robotlar filminin ana
karakteri olan Rodney'nin hikayedeki yerinin olağanüstü bir durumu yok zira
hikayede insan yok! Bu durumda toplum içerisindeki hiyerarşik yapılanmanın,
robotlar üzerinden ele alındığı bol gıcırtılı animasyon filmimizin mucit ruhlu
robotunun çıkmış olduğu yolculuk pense dostlarınınkinden biraz daha farklı! Onun
mevzusu köyden kente göç eden ve orada daha konforlu bir hayat yaşama vaadiyle
yola çıkan bir insanınkinden farksız nitekim.

 

    T-600 : Bu abilerimiz Terminatör serisinde rastladığımız alternatif teknolojinin
geçiş aşamasını oluşturan metal kafalılardır. Kurşun geçirebilen iskelerlerinin
yanı sıra oldukça hantaldırlar.

 

    T-800 : Arnold Schwazzenegger suretinde hayat bulan ve kendi deyimi ile israrla
düzeltmesini yapmış olduğu "sibernetik organizma" lardır. Skynet tarafında
serpintiden bir süre sonra seri üretimine geçilmiş olan bu model bir süre sonra
insan direnişçilerinin eline geçmiştir. Önce Skynet daha sonra ise John Connor
ve son olarak eşi Catherine Brawster tarafından geçmişe yollanmıştır.

 

    T-1000 :
Biz kendisini sıvı metal olarak bilmekteyiz. Terminator 2 süresince
John Connor'ın kabusu olmanın yanı sıra Robert Patrick'in insanüstü performansı
ile de, kendisini gördüğümüzde buz kesmemizi sağlamıştır. Hiç bir şekilde kurşun
geçirmediği gibi herhangi bir saldırı sonrasında kendisini tamamen
toparlayabilmesi de pek uzun sürmez. Bütün bunların yanı sıra T-800 modeli gibi
ses taklit edebilme özelliğinin yanı sıra insanların kılığına girebilme ve
uzuvlarını kesici aletlere döndürebilme gibi akıllara zarar özellikleri de
bulunmaktadır.

 

   T-X :
Gelecekten gönderilen bir başka baş belası daha! Anlaşılan o ki Skynet
ürettiğini, vaktini sektirmeden yollayıveriyor geçmişe! Direnişçiler de
saolsunlar cevabu vermekte gecikmiyorlar! T-X modelinin kurşun geçirmez süper
esnek iskeletinin yanı sıra, kollarını ateşli silahlara dönüştürebilmesi ve diğer
makinaları kontrol edebilmesi gibi akıllara zarar özellikleri de mevcuttur.

 

   OPTIMUS PRIME :
Çocukluk kahramanlarımızında Optimus Prime'ı sinemada görmemiz
oldukça uzun bir müddet gerektirdi. Sonuçta Transformers'ın sinema çıkartması
göreceli bir başarı yakalamış oldu fakat Optimus Prime izleyicinin daha büyük bir
çoğunluğu tarafından sevildi. Babacan robot olur mu? E oluyor işte!

 

   MEGATRON : Kendisi Prime'ın taban tabana zıttı. Aslında tapmış olduğu kötülüğün
gerçek bir dayanağı var mı? Elbette kendine göre sebepleri var fakat ne yazık ki
kendisi insan ırkı hakkında Optimus Prime kadar iyimser düşünemiyor. Bu da
kendisini bizim nazarımızda katıksız bir kötü karakter haline getiriyor! İlk
filmde tam olarak potansiyelini göremediğimiz Megatron, devam filminde acımasızca
yıkıp dökmeye devam edecek anlaşılan.

 

   BUMBLE BEE : Bir robotun bu kadar sempatik ismi olabilir mi ey okuyucu. Üstelik
yapımcı ekip bu sevimliliğe sevimlilik katmak amacıyla tasarımını bile
mahzunlaştırmış. Zaten konuşamıyor olması ve koruyup kolladığı Sam Witwicky ile
radyoda çalan parçalar aracılığı ile anlaşabilmesi de bu sevimliliğe sevimlilik
katıyor. Nitekim Bee, seçimini yaparak Witwicky'nin yanında kalmaya ve onu
kollamaya devam ederek ekibin geri kalanının da gezegenimizde kalmasına sebebiyet
verdi! E iyi de etti açıkçası!

 

   GORT : Dünyayı kurtarmak adına gezegenimize gelen Klaatu'nun robotudur kendisi.
Tabii Klaatu'nun asıl amacının dünyayı insanoğlunun zulmünden kurtarmak olduğunu
belirttiği andan itibaren Gort'un da hikayedeki konumu değişir. Öncelikle
Klaatu'nun bir nevi koruyuculuğunu üstlenen Gort sonrasında ise dünyayı eski
haline getirebilmek konusunda rol oynar! Bilimkurgu tarihinin en önemli kült
figürlerinden biri de Gort'dur bu bağlamda!

 

   ROBOT 216 : Bilindik droid kalıplarının dışında bir tasarımdır..."Eşcinsel robot"
anlayışını yerli bilimkurgu sinemamızın içine sokmuştur kendisi. Bu bakımdan
kendisini C3PO'nun karikatürize hali olarak görebiliriz ziyadesiyle. Üstelik fal
bakabilme, dedikodu yapabilme gibi ev hanımları için işlevsellik konusunda
R2D2'nun bir adım gerisinden gelmektedir :)

 

   BATTLE DROID :
Kendilerine değinip değinmeme konusunda kararsız kalmış olmama
rağmen görüntü itibari ile hiç bir estetiği olmayan bu robotları da es geçmek
olmaz. Ticaret federasyonunun yapay zeka mı yoksa yapay embesil mi olduklarını
bir türlü idrak edemediğimiz bu savaşçıları Yıldız Savaşları serisinin ilerleyen
bölümleri itibari ile birer mizah malzemesine dönüşmüşlerdir.

 

   WALL-E : Listenin en taze isimlerinden biri olmasına rağmen şimdiden
beyazperdenin kült karakterleri arasına girdi kendisi. İlham kaynağı olarak E.T.
ve Pixar logosundaki masa lambası gösterilen Wall-E, tüketim sebebiyle
terkedilmiş dünyamızın son sakinlerinden biridir. İşin garibi, o hala büyük bir
azimle, insanlığın ardında bırakmış olduğu ıvır zıvırı toplamaktan vazgeçmez.
Kişisel duyarlılıkları ve duyguları ile de tüm insanlığa örnek olacak bir
karakterdir.

 

   B9 :
Kendisi Lost In Space'in aile robotudur. Aslında Jetgiller'in de bu kült
filmin orjinalindeki B9'dan etkilenen Rosie adındaki robotundan da haberdarız.
Aslında kendisinin amacı rehberliktir fakat zaman içerisinde ailenin bir parçası
olarak kabul görmüştür.

 

   RACHAEL :
Aslında burada da ikame robot terimine benzer bir terim ile karşı
karşıyayız. Zira buradaki mevzu da insan kılığında aramıza giren yarı
androidlerdir. Razhael'de Blade Runner'ın başı çeken yarı insan-yarı android
karakteri olarak karşımıza çıkar.

 

   MARVIN : Kocaman kafası ve insanların asla ulaşamayacağı seviyede bir zekaya
sahiptir kendisi. Zira zekası kendisine fazla gelmektedir. Bu da kendisini eş
değer tutacağı herhangi bir seviye olmadığından melankoliye sürüklemiştir.
Tatminsizlik duygusunu had safhada yaşayan Marvin, A Hitchiker's Guide To The
Galaxy filminin de yardımıyla görsel olarak sade ve yerinde bir tasvirle
karşımıza çıkmıştır.

 

   ROBOCOP : Memur Murphy ölür fakat bir kısmı geride kalır :) Nasıl tabir ama.
Gelin görün ki kendisinin kalan kısımları da çöpe atılmayacak kadar değerlidir ve
bir çeşit Robot-Polis projesi sayesinde Robocop olarak suçluların korkulu rüyası
olmaya devam eder. Aslına bakılacak olursa robocop -nedeni bilinmez- Frank
Miller'ın kalemine sadık kalmamakla suçlanmış hatta Miller filme lanet okumuştur.
Yine de çocukluğunu seksenlerde yaşamış olanların akıllarında her daim ayrı bir
yeri vardır kendisinin.

 

   MOTOKO KUSANAGI : Ghost In The Shell serisinin seksi ve dahi cyborgudur kendisi.
Aslına bakılacak olursa bir güvenlik görevlisi olarak kafanızda çizebileceğiniz
herhangi bir Cyborg'un mevcut bütün yeteneklerine sahiptir kendisi. Ölümcül,
zeki, çevik ve acımasız! Bölüm 9'un vazgeçilmez güvenlik kompozisyonudur aynı
zamanda!

 

   DATA :
Kumandan Data'da listemizin unutulmaması gereken mekalarından biridir.
Aslına bakacak olursanız kendisi Uzay Yolu için oldukça renkli bir karakterdir ve
garip bir tabiler "melek android" olarak anılmaktadır kendisi.

 

   BISOP : Oldukça zeki olmasının yanı sıra inanılmaz güçlü bir androittir kendisi.
Alien serisi söz konusu olduğunda aslen en fazla akılda kalan karakterler
arasında yer almaktadır. Zira Bisop'un yeteneklerinin ve gücünün yanına artı
hanesine fedakarlık adı altında bir başka alt başlık açmamız da mümkündür.
Kendisi aynı zamanda da doktordur.

 

   MECHAGODZILLA : Nasıl bir zekanın ürünü olduğunu aslen anlayabilmiş değilim.
Japon sineması söz konusu olduğunda Godzilla'yı halk kahramanı olarak görecek
olursak, Mechagodzilla'yı da onun denge unsuru olarak görebiliriz. Tabii kendisi
Godzilla'nın ip sapa gelmez onlarca "gudik" düşmanından sadece biridir. Bir de
kabul edelim ki en eli yüzü düzgün düşmandır kendisi.

 

   MEGAZORD : Sakın Power Rangers'ı esgeçeceğimi sanmayın! Megazord! İşte bir
saçmalık abidesinin - aynı zamanda da çocukluk kahramanlarımızdan birinin-
sureti! Voltran'dan kırpılmış, kurmalı bir oyuncak! Üstelik de efsanevi(!) 5 adet
devasa hayvan robotunun birleşmesi ile bir araya geliyor. Televizyon tarihinin
görüp görebileceği en sallamasyon ve özensiz robotu arıyorsanız adresiniz
Megazord olacaktır. Zira bit pazarlarında görebileceğiniz o plastik robot
figürlerinde bile daha fazla işlev bulabilmeniz mümkün :)

 

Yorum yazabilmek için sitemize üye olmanız gerekmektedir..
Hemen üye olun!


Yasal Uyarı
Kültür Sanat sitemiz 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na uygun olarak yayın yapmaktadır.
Sitemizde yayınlanan haber ve videolar, eğer sitemizin kendine aitse, sitemiz kaynak gösterilmek veya ilgili sayfamıza link verilmek koşuluyla yayınlanabilir.
Aksi durumlarda art niyetli kişi ve/veya kuruluşlar ile ilgili her türlü yasal haklarımız saklıdır..


UzunMetrajTV | Sosyal Ağ | Sinemetraj | Üyelik Sözleşmesi ve Gizlilik Politikası | İletişim