Aralarında Altın Küre ve Emmy’nin de bulunduğu 58 ödül aldı; ilk yayınlandığı 2004’ten bu yana...
Dile kolay… 6 yıl…
Kısa bir zaman dilimi gibi ama…
İlk bölümünü izlediğimde hayattaki en büyük aşkım mamayla besleniyordu; şimdi arkadaşlarına hediyeler yolluyor Facebook’tan!
Yaklaşık 2 saatlik final bölümüyle, resmen sona erdi…
Neden fenomen olduğunu kanıtlayan tartışmaları beraberinde getirerek…
Bizden örnek vereyim…
Ekşisözlük’te binden fazla başlığa ek olarak, final sonrası (bu yazıyı yazana kadar) 15 binden fazla entry…
Yalnızca Divxplanet’tan, son bölümün altyazısının indirilme sayısı bir günde 50 bin!
Yurt dışından örnekleri anlatamıyorum… imdb’nin forumunda ipin ucu kaçmış durumda… Kaç topic olduğunu sayamadım bile… Dakikada 2-3 topic açılıyor…
Dikkat çekici olan şu: Yazar olsun, hayranı olsun çoğunluk; finali, daha doğrusu senaristleri topa tutuyor.
USA Today gazetesinde 10; imdb’nin blogunda ise tam 45 sorunun neden yanıtsız kaldığı eleştiriliyor.
Bu satırlarda tartışmalara katkı yapacak, işi uzatacak değilim. Zaten konu yeteri kadar dağılmış durumda…
Kısaca değineyim...
Ukalalık algılanmasın; çevremdekilere söylemiştim “Çok dağıttılar, sonunu bağlamaları zor. Kötü bir final bekliyorum” diye…
Kötü; kötü bir tanımlama final için aslında… “Tatmin etmedi” demek daha doğru olur kanımca.Ancak; gizemlerle dolu bir dizinin finalinin pek çok soruyu yanıtsız bırakması kadar doğal ne olabilir? Fantastik öğelerle süslü bir dizinin finalinden ne bekleniyor ayrıca?
Yanıtların kimi, nasıl memnun edeceği de başka bir tartışma konusu… Senaristler “Ulan bu muymuş!” dedirtmemek için, bence en iyisini yaptı…
Tartışmalar “din”e vurgu yapılmasından da kaynaklanıyor.
Nitekim…
Final bölümünün hemen sonrasında, yine ABC’de yayınlanan şov programı Jimmy Kimmel Live’da ilginç şeyler söylendi.
Matthew Fox (Jack), Jimmy Kimmel’ın Hıristiyanlığı ve diğer semavi dinleri örnek gösterip Lost’u “dini sınava” benzetmesine katıldığını belirterek, “Dizinin gözümün kapanmasıyla sona ereceğini, yani öleceğimi biliyordum” dedi. Matthew Fox, finalin baştan beri belli olduğunun da altını çizdi.
ABC televizyonunun ve rating ölçüm şirketi Nielsen’in ilk raporlarına göre, Lost’un finali Amerika’da 13.5 milyon kişi tarafından izlenmiş. Bu; ABD ölçütlerine göre iyi bir rakam... Ancak, ilk iki sezonun rakamlarının uzağında… Ayrıca, bu kadar popüler bir dizinin finalinin en azından 20 milyonu bulması gerekiyordu.
Final öncesi yayınlanan Lost: The Final Journey adlı özel bölümün izleyici sayısının da 9.8 milyon kişi olduğunu belirterek, yazmak istediğim asıl konuya geçeyim:
“Lost bitti… Ne izleyeceğiz?” diyenlere hiç düşünmeden vereceğim yanıt şu:Fringe…
Yine J.J. Abrams’tan…
Her ne kadar Abrams, Lost’un finaliyle hayli küfür yese de, aynı hatayı Fringe’de yapacağını düşünmüyorum. Çünkü çizgisi farklı…
Bu arada; Lost’un senaryosunun ana hatlarını Abrams’ın belirlediğini, ancak detayların Damon Lindelof, Jeffrey Lieber ve Carlton Cuse tarafından yazıldığını belirteyim.
Fringe’e dönelim…
Abrams’ın projelerinin hayranı olan ben, Fringe’in ilk sezonunun sonlarına doğru biraz söylenmeye başlamıştım. Ancak ikinci sezonun başından itibaren dizi müthiş bir ivme kazandı. Senaryo giderek zenginleşti, izleyenler konuya ve oyunculara ısındı… Alternatif gerçeklik, aksiyon, bilim-kurgu, dram; ne ararsanız var…
Öyle bir sezon finaliyle de bitti ki, “Hass… lan!” diyerek izlemeyi noktaladım.
10 Ekim 2008 tarihli, “Bknz: Sinemayı bırak televizyona bak... ” başlıklı yazımda söz etmiştim ilk kez Fringe’den…

Lost’un alternatifi olacak başka bir dizi halen bulunmadığından (FlashForward da uçtu) Fringe’i şiddetle tavsiye ediyorum…
MTV’nin sinema blogu yazarlarından Adam Rosenberg de “Lost’tan sonra izlenebilecek dizileri” sıralarken, beş yapımı anlatmış.
Rosenberg, “Televizyon hala sizi eğlendirebilir. Lost bitti diye televizyonu kapatıp dışarıya çıkmanıza gerek yok” diyerek, ilk sıraya Fringe’i koyduktan sonra şunları tavsiye ediyor:
Caprica: Battlestar Galactica’nın öncesini anlatan bilim-kurgu… “Saylonlar”ın nasıl doğduğunu merak edenler için… Halen ilk sezonunda ancak ekime kadar ara verdi.
Chuck: Üçüncü sezonu yeni biten, dördüncü sezon için anlaşması yapılan NBC dizisi… Amerikan hükümetinin en büyük sırlarının yanlışlıkla beynine yüklenmesiyle “süper ajan”a dönüşen sıradan bir gencin komik öyküsü…
Alphas: SyFy (Sci Fi) Channel’ın yeni dizisi… İlk yayın tarihi henüz belli değil. 90 dakikalık pilot bölüm için, Lost’un yönetmenlerinden Jack Bender ile anlaşma imzalandı. Psişik yetenekleri olan bir grup “kahraman”ın öyküsü… X-Men’in televizyon uyarlaması denilebilir.
The Walking Dead: imdb’de “En İyi Film” sıralamasında 1 numaradaki yerini koruyan Shawshank Redemption’ın senarist ve yönetmeni Frank Darabont’un imzasını taşıyor. Robert Kirkman’ın çizgi romanının uyarlaması… Adından da anlaşılabileceği gibi (Yürüyen Ölüler) bir zombi dizisi! Başrollerden biri, Prison Break’in Sara’sı, Sarah Wayne Callies’in… İlk gösterim tarihi Ekim 2010…