Uzun Metraj

Nurhan Fıratlı

Nurhan Fıratlı

E-posta: Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız

Pazartesi, 29 Haziran 2009 00:16

O elin orada işi ne

Image
(Önemli not. Bu yazıyı okuyan herkes eğer ilk yazıdan bu yana takip etmiyorsa ilk yazımı mutlaka okumalı. Bu sinema, dizi vs hadisesiyle ilgili meramım orada)

Pazartesi, 08 Haziran 2009 01:59

O ateşi hissettim... Gerçekten

Image
Şimdiye kadar İngiliz dizisi deyince aklıma ik aklıma gelen Cupling-di! Hani o meşhur “Perhaps, perhaps, perhaps” (Belki) şarkısının eşlik ettiği hafif muzır, bolca soğuk esprilere sahip klasik İngiliz soğukluğunun bir iz düşümü…

Çarşamba, 25 Şubat 2009 23:29

Onca işimin arasında...

Barcelona Barcelona
Barcelona Barcelona
Uzun zamandır yazmıyordum, daha doğrusu yazamıyordum. Çünkü öylesine yoğun bir çalışma içindeydim ki değil bir şeyler hakkında ahkam kesmek, kesilen ahkamı bile anlayabilecek durumda değildim. Değildim diyorum çünkü Pazar günü okuduğum bir cümle ile etime çuvaldız batırılmış gibi silkinip kendime geldim. Cümle şöyleydi; “Barcelona Barcelona”da Scarlett Johansson’a doyamayanlar bla bla bla…. Yani Scarlet Johansson o kadar iyi, o kadar iyi o kadar iyi ki… Film o kadar güzel, o kadar güzel, o kadar güzel ki doyamayanları bile var. Allahım aklımı sen koru…

Salı, 16 Aralık 2008 03:33

Cem Yılmaz ve hoyratlığı:

AROG
A.R.O.G
Keşke işte gerçek AROG bu deyiverse
Cem Yılmaz 1973 doğumlu. Ülkenin sayılı üniversitelerinden BÜ'de okurken Leman Dergisi'nde bir kaç karikatür çizdi ve gösteri dünyasına hızlı bir giriş yaptı. Hızlı diyorum çünkü Leman Kültür'de ilk gösterisini yaptığı 1995 ağustosuyla kulaktan kulağa övgünün yarattığı talep patlamasını karşılayabilmek için şovunu Beşiktaş Kültür Merkezi'ne taşımasının arasında yalnızca 5 ay var. Sonrası ise herkesin malumu.

Nurgül Yeşilçay
Nurgül Yeşilçay
Yıllar önce atv'de "Kurşun Yarası" adlı bir dizi oynadı. "Çökertme Türküsü"nün kahramanı Halil Efe'nin yaşamını anlatan bu dizide başrol o yılların flaş isimlerinden türkücü Berdan Mardini'ye verilmişti. Yıldızı parlaktı. Yakışıklıydı.

Çarşamba, 24 Eylül 2008 12:18

Yağmur yağdı da oradan aklıma geldi...

Popcorn
Popcorn
Bilirsiniz DVD havasıdır yağmur. Yer gök birbirine karışınca yapılacak en güzel şey (yalnız ya da sevgiliyle, aileyle ya da arkadaşlarla ) bir film koyup izlemektir. Sinemaya gitmek de bir seçenek tabii ama o tutacağı umudunu taşıdığınız meteorolojik tahminlerle bağlantılıdır. "Yağmurda DVD" ise beklenmediktir, hoştur. Yalnızlıkta duyguların koyverildiği, sevgiliyle yeni duyguların keşfedildiği, arkadaşlar arasında planlanmamış aşkların tomurcuklandığı, aileyle mesafelerin daraldığı bir hoşluktur üstelik.

Perşembe, 14 Ağustos 2008 10:16

Çok mu şey istiyorum

Image
Bir kaç gün önce sinema yazarlığı kariyerimde 'aval'lığın doruğuna ulaştım. Birşeyler çiziktiriyorum ya, sorumluluğunun bilincinde bir internet neferi olarak sürekli film izliyorum. No Country For Old Men'i izledim örneğin. Türkçesi "İhtiyarlara Yer Yok". Filmin sonunda epeyce bir süre ekrana bakakalmışım. Hani olur da jenerik geçtikten sonra sonunu bir yere bağlarlar diye. Ama yoktu işte. Filmin sonu yoktu. O onu öldürdü, o onu öldürdü.

Pazartesi, 21 Temmuz 2008 23:16

Minik sarı psikopat kedi

Image
Tam 34 kilometrelik yolu aşıp, Park Orman'ın önündeki sapaktan sağa döndüğümde derin bir nefes alıyorum... Daha doğrusu alıyordum...
Çünkü geçen haftaya kadar o ışıklardan sağa dönmek benim için, kenti ardımda bırakıp kendi bölgeme, evime, vahama adım atmak demekti. Yokuşu in-çık, dönüş yap, otoparka gir, anahtarı güvenlikçiye fırlat ve koşar adım eve git.

Salı, 08 Temmuz 2008 05:37

Size de olur mu?

Image
Benim sinema ile ilişkim bir gariptir. Hastası değilim... Sadık bir izleyici asla olamadım... Yönetmen say deseniz "entelektüel donanım" ile sınırlı olur yanıtım. Oyuncularla ilgili bilgilerim ayıptır söylemesi magazin sayfalarını dolaşırken ayağıma takılanlardan ibarettir.

Cumartesi, 14 Haziran 2008 06:20

Direndim ama nafile

Image
İki haftadır direniyorum arkadaşlar. Direniş dediysem öyle nazlanma seviyesinde bir şımarıklık falan sanmayın sakın. Patrona karşı ciddi, kararlı, yaş avantajı ile de ambalajlanmış sert bir direnişti. (Farkındayım... At kuyruklu fıstık fotoğrafını unutup yaşımla ilgili hoş olmayan bir ipucu verdim.) Yazmayacağım dedim. Söyledim. Yeni bir yazı yazmayacağım. Çünkü kızgınım. Çünkü bu kızgınlıkla haddim olmayan işlere bulaşacağım.

  • «
  •  Başlangıç 
  •  Önceki 
  •  1 
  •  2 
  •  Sonraki 
  •  Son 
  • »
Sayfa 1 - 2

Online Üyeler »

0 Kullanıcı ve 176 Misafir Çevrimiçi

AKTİV GRUPLAR »