|
Salı, 04 Kasım 2008 |
 uzunmetraj Televizyon dünyası farklı bir dünya. Medya ise gücün taa kendisi. Kamuoyu oluşturmak, reklam yapmak, isim yapmak, ünlü olmak, popüler olmak hepsi bu güç dünyasının elinde. Tabii bir de internet denen tüm dünyayı birbirine bağlayan bir iletişim ağı var. Ağızdan ağıza birşey duyurmanın en iyi yolu.
80’lerin başında tanıştığımız TV denen ‘seyirgeç’ ne dediyse inandık, hatta uyguladık. İnternet ise daha cesur geldi kapımıza. Reklam piyasasına yeni bir yüz oldu. Tabularımızı yıktırdı bize. Herşeyi anında teferruatlı şekilde koydu önümüze. Milyonlarca web sitesi seçeneğiyle oturduğumuz yerden keyf-i aleme daldık.
Magazinle tanıştığımız Televole, Paparazzi gibi programları izledikçe ezildik, özendik, ağızımızın suyu aktı. Ve sonra Tanrı interneti yarattı! Kendi neslimizi ifade meydanımıza kavuştuk. Tam TV dünyası yozlaşmışken hemde. TV dünyasını artık biz yönlendiriyoruz desem bile abartmış olmam herhalde.
İnternet kullanıcıları genelinde ülke olarak Türk kullanıcıları zirveyi hep zorladı. En iyiler arasında olduğumuzu Asya’dan Avrupa’ya, Afrika’dan Amerika’ya bütün milletler çok iyi bilirler. En iyi olduğumuzu düşünen milletlerde hayli çoktur.
Atatürk’ün Cumhuriyet’in kuruluşunun 10.yılında yaptığı konuşmasında güzel sanatlar üzerinde durduğunu unutmamak gerek. İnternet dünyası sanatın kapılarını ardına kadar açtığında ulus olarak bizde bu fırsatı çok iyi değerlendirdik. Burdan yola çıkarak yazılı ve görsel medyanın odağı haline gelen www.uzunmetraj.com hakkında kuruluştan bugüne gelen yayın hayatının eğlenceli kısmından biraz bahsedeyim...
Birgün Kemal, Abidin ve ben Nevizade’de bir yerde güzelden muhabbet ederken, sanata ilgimizin ne kadar abartılı olduğunu farkettik.Ve...
Tetiş: E oğlum açalım bir sanat evi millet takılsın sergiler, toplantılar, etkinlikler falan yaparız.
Kemal: Açalım açalım, plazada yer tutalım hatta!
Abidin: Mangır sıkıntısı var abi.Bir de hepimiz çalışan adamız işi gücü bırakmak zor olur.
Tetiş: Festival gibi birşey yapsak? Adı da mesela ‘san-fest’ gibi birşey olsa.Testisli bir de sponsor bulsak...
Kemal: Yapalım abi. Konuk olarak da Dali, Michalengelo, Motzart’ı falan çağırırız!
Abidin: Zaman ve uğraş ister hacı o. Ama bir yerden başlamak gerek.
Tetiş: Web sitesi kuralım aga o zaman. Zaman, para, insan kaynağı açısından zorlamaz bizi.
Kemal: O benim fikrimdi oğlum!
Abidin: Of Kemal!
Tetiş: Puf Kemal!
...dedik ve yaptık. Kadromuza ise (uzun yalvarmalar sonunda), sanata ve gazeteciliğe senelerini vermiş muhterem ağabeylerimizi ve ablamızı katarak güçlü bir ekip kurduk. Kadromuzdaki genç yetenekler ise ekibimizi tamamladılar.
O günden bugüne metrajı en uzun kültür sanat sitesi olmakla kalmayıp, ulusal yazılı ve görsel medyaya da yol gösterdik, haber sağladık. Tabii ki sizlerin sayesinde.
2 Kasım Pazar günü yapılan uzunmetraj.com partisine gelen bilir. Müthiş eğlenceli ve dolu dolu geçen 5 saat sonunda uzunmetraj.com ailesine teşekkürü bir borç bilirim. Türkiye’nin en iyi kültür sanat portalı olmamızın sebebi işte bizim güzelim üyelerimiz.
Yinede daha yolun başındayız. Yapacak çok işimiz var. E ne diye duruyoruz?
UYARI! Lütfen yorumda bulunurken, argo ve hakaret içeren kelimeler kullanmayınız. BU GİBİ YORUMLARA ONAY VERİLMEYECEKTİR Kişiler yaptığı yorumdan kendileri sorumludur. Bu gibi durumlar, sitemizi herhangi bir şekilde bağlamaz!!! 114
|
|
Son Güncelleme ( Salı, 04 Kasım 2008 )
|