| Ruhumu öpmeyi unuttun |
|
|
|
| Kitap | Yeni çıkanlar | ||||
Tarih: Pazartesi, 11 Mayıs 2009 19:46 |
||||
Ürpertici oldukları kadar büyülü bir yan da barındıran öykülerdeki detay zenginlikleri, mekânları tüm renkleriyle önümüze seren satırlar, sinematografik bir okuma deneyimi yaşatıyor. Çoğu gerçek üstü motiflere sahip olan bu öykülerin bazıları ise birbiriyle bağlantılı kurgulanmış. Bir önceki öyküde yer alan kahramanın hikâyesinin devamını bir sonraki öyküde okuyabiliyorsunuz. Ölümün geride kalanlar üzerindeki etkilerini, psikolojik ve fiziksel sonuçlarının yanı sıra üçüncü şahıslar üzerindeki yansımalarını da ekleyerek değerlendiren Aral, bu öykülerin içine aşkı da ustalıkla yerleştiriyor. Aşk bazen bir cinayete neden oluyor, bazen ölen sevgilinin ardından bir çiçekte can buluyor, bazen de ölse de rekabeti sürdüren bir eski eş kılığında ortaya çıkıyor. Anlar İzler ve Tutkular adlı deneme kitabında da "Son zamanlarda sık sık ölümle ilgili kafa yoruyorum," diyen Aral, ölüm temasının çevresinde şekillendirdiği öyküleri için şöyledir; "Bu kitaptaki öykü kişilerinin ortak noktaları, hayatlarının bir döneminde ölümle ilgili olağandışı bir deneyim yaşamış olduklarına inanmalarıdır. Bunu anlayabiliriz çünkü ölüm içimizdeki bir sınır çizgisidir ve o çizginin ötesindeki her şey soyutlamadır. Kimi zaman ölüm ve zamanla ilgili algılarımız gerçeklik boyutunu aşar. Bazen de yanılsama gerçeğin ta kendisidir. Eğer, hayal gücünün soyutlamayla kurmacaya dönüştüğüne ve gerçeğin görme ve algılama biçimimizi genişletme gücü olan sözcüklerle yeniden yaratılabileceğine inanmasam okuyacağınız bu öyküleri yazamazdım." |
||||









